<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>En Güzel Aşk Sözleri  - www.Asksozleri.org &#187; Aşk Hikayeleri</title>
	<atom:link href="http://www.asksozleri.org/chat/ask-hikayeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.asksozleri.org</link>
	<description>En Güzel En Anlamlı Aşk Sözleri  - www.Asksozleri.org</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 22:30:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>aşk hikayesi</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/ask-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/ask-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 22:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ruh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk manileri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye izle]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[ölümsüz aşk]]></category>
		<category><![CDATA[sözler]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=2690</guid>
		<description><![CDATA[ÖLÜMSÜZ AŞK Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henuz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖLÜMSÜZ AŞK</strong><br />
Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henuz hayatının  baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan  vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin  içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha  döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl  geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti.  Hatırlıyorduda sevdiği ona birkeresinde:<br />
- Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.</p>
<p>Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdiki. Kendisini  sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü  sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer  olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında  olmasıydı. Ne olurdu onu birkez daha görebilse, onu birkez daha  koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.</p>
<p>Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. ” Müjde  kızım,kalp bulundu ” dediğinde kızının bir peri güzellliğinde,  sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan…</p>
<p>Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir  dünyadaydı. İçinde acaip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı  gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya  başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever  olmuştu.</p>
<p>Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum  sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:<br />
- Bir aya kalmaz geçer, demişti.<br />
Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.</p>
<p>Birgün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına  gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi.  Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı  açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve  kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zarzor  oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya  başladı :<br />
” Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle  ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin  sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm  çile ve azapla geçti. Hergün sana şiirler yazdım, hergün şiirlerimi  okudum ve hergün ağladım. Tam beş yıl boyunca hergün yazdım, okudum,  ağladım. Birgün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha  fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara  gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o  masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun  benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri  dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olurmu.  Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok  seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olurmu. Kırmızı güllere ve  kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim  Hoşçakal…”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/ask-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel hikayeler</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/guzel-hikayeler/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/guzel-hikayeler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 22:32:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ruh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk ile ilgili şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk manileri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[aşk mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk sözü]]></category>
		<category><![CDATA[En Güzel hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel aşk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[güzel hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel hikayeler Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel hikayeler kısa]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye izle]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[sözler]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=2687</guid>
		<description><![CDATA[Güzel Hikayeler, En Güzel hikayeler, Güzel hikayeler kısa, Güzel hikayeler Aşk &#62;Kötü Cadı ve Prenses Bir varmış bir yokmuş çok uzak ülkelerde bir prenses yasarmış. Prenses bir gün aşık olmuş,aşkından hasta olmuş kral bin bir doktorlar çağırmış ama hiç bir doktor çare bulamamış. En sonunda bir doktor gelip kral a kızınız aşık demiş; Kral olamaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel Hikayeler, En Güzel hikayeler, Güzel hikayeler kısa, Güzel hikayeler Aşk</p>
<p>&gt;Kötü Cadı ve Prenses</p>
<p>Bir varmış bir yokmuş çok uzak ülkelerde bir prenses yasarmış. Prenses  bir gün aşık olmuş,aşkından hasta olmuş  kral bin bir doktorlar çağırmış  ama hiç bir doktor çare bulamamış. En sonunda bir doktor gelip kral a  kızınız aşık demiş; Kral olamaz öle şey diyip kızmış. Meğerse bizim  prenses karşı ülkenin prensine aşkık olmuş.<br />
kral mecburen kızını  vermek zorundaymış.Prens e mektup yazmışlar prens ise prensesi görmek istiyormuş&#8230;<br />
İki ay geçmiş  prens ormandan prensesin yanına gidiyormuş. Kötü cadı prens e zehir vermiş.<br />
bunu duyan prenses hemen doktorunu çagırıp ormana gitmişler.doktor;<br />
Prensesim ancak prensesi öperseniz iyileşebilir demiş. Prensesi öpüp saraya evlenmeye gitmişler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/guzel-hikayeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hikaye oku</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/hikaye-oku/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/hikaye-oku/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2010 23:07:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ruh</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk manileri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk sözü]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri oku]]></category>
		<category><![CDATA[sözler]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=2659</guid>
		<description><![CDATA[hikaye oku, hikayeleri oku, hikayeler, aşk hikayeleri, dostluk hikayeleri, hikaye &#62;Aşk Hikayeleri Ölümsüz Aşk Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henüz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>hikaye oku, hikayeleri oku, hikayeler, aşk hikayeleri, dostluk hikayeleri, hikaye</p>
<p>&gt;Aşk Hikayeleri</p>
<p>Ölümsüz Aşk<br />
Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henüz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti. Hatırlıyorduda sevdiği ona birkeresinde:<br />
- Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.<span id="more-2659"></span></p>
<p>Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdiki. Kendisini sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında olmasıydı. Ne olurdu onu birkez daha görebilse, onu birkez daha koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.</p>
<p>Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. ” Müjde kızım,kalp bulundu ” dediğinde kızının bir peri güzellliğinde, sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan…</p>
<p>Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir dünyadaydı. İçinde acaip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever olmuştu.</p>
<p>Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:<br />
- Bir aya kalmaz geçer, demişti.<br />
Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.</p>
<p>Birgün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi. Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zarzor oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya başladı :<br />
” Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm çile ve azapla geçti. Hergün sana şiirler yazdım, hergün şiirlerimi okudum ve hergün ağladım. Tam beş yıl boyunca hergün yazdım, okudum, ağladım. Birgün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olurmu. Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olurmu. Kırmızı güllere ve kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim Hoşçakal..</p>
<p>Aşk ve Ölüm</p>
<p>9.SINIF</p>
<p>Şuan dersteyiz.yanımda dünya tatlısı bir kız oturuyor.Yüzüne bakmaya   kıyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.o benim en yakın   arkadaşım. beni sadece arkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama   kendimden çok utanıyorum…</p>
<p>10.SINIF</p>
<p>Evdeydim arayıp erkek arkadaşıyla tartıştığını ve bana ihtiyacı  olduğunu  söyledi.sonra bize geldi.bana sıkı sıkı sarılıp ağladı.Şuan  dizimde  uyuyor.saçlarını okşayıp ogül yüzünü doya doya seyrettim.ben  onu o kadar  çok severken o beni sadecearkadaşı olarak görüyor.nedenini  bilmiyorum  ama kendimden çok utanıyorum…</p>
<p>11.SINIF MEZUNİYET BALOSu</p>
<p>Onunla çocukluktan beri arkadaşız.8. sınıftayken birbirimize söz   vermiştik lise sonda mezuniyet balosuna gidecek eşimiz olmazsa beraber   gidecektik.beni aradı ve erkek arkadaşının hastalanıp gelemeyeceğini   söyledi ve beraber gidebilir miyiz diye sordu. kabul etttimonu evinden   aldım.balodaki en güzel kız oydu.bembeyaz elbisesiyle tıpkı bir melek   gibiydi..gece boyu dans ettik.kollarımdayken hep aynı şeyi düşündüm onu   çok seviyordum .gece sonunda onu evine bıraktım.beni yanağımdan öpüp en   iyi arkadaşı olduğumu söyledi.onu gerçekten çok seviyorum.ama o beni   arkadaşı olarak görüyor.ona onu sevdiğimi nasıl söylerim. nedenini   bilmiyorum ama kenmdimden çok utanıyorum…</p>
<p>Aradan yıllar geçti.. şimdi o canımdan çok sevdiğim meleğimi toprağa   veriyorum. özel eşyalarının arasından kara kaplı bir defter çıkmış bana   verdiler.okuyup okumamakta kararsızdım.açtım. bu bir günlüktü ve bir   sayfasında şöyle yazıyordu…</p>
<p>”Şuan dersteyiz ve yanımda dünya yakışıklısı bir çocuk  oturuyor.yüzüne  bakmaya doyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi  bilmiyor.beni arkadaşı  olarak görüyor.erkek arkadaşım olduğu yalanını  söyleyerek ve sürekli  onunla ilgili yalanlar uydurarak yanında  olabiliyorum.onu canımdan çok  seviyorum.bana bir kerecik SENİ SEVİYORUM  deseydi dünyalar benim  olurdu…”</p>
<p>Ben bu satırları okurken meleğimi çoktan gömdüler.hıçkırıklarımı   tutamıyorumgözümü mezarından alamıyorum.merak etme biriciğim ben de ben   de seni çok seviyorum….<br />
&gt;Dostluk Hikayeleri</p>
<p>Kırlangıç ve Adam<br />
Kırlangıçın biri, bir adama aşık olmuş.Pencerenin önüne konmuş,bütün cesaretini toplamış,röleli tüylerini kabartmış,güzel durduğuna ikna olduktan sonra küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.Tık..tık..tık..Adam cama bakmış.Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.Biraz meşgulmuş! Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç! Heyecanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiiinn bir nefes almış, şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış.<br />
`-Hey adam!Ben seni seviyorum.Nedenini,niçinini sorma.Uzun zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım`.<br />
Adam birden parlamış.<br />
`-Yok daha neler? Durduk yerde sende nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam` demiş.<br />
Gerekçeside pek sersemceymiş. `Sen bir kuşsun! Hiç kuş,insana aşık olur mu?`<br />
Kırlangıç mahçup olmuş. Başını önüne eğmiş. . Ama pes etmemiş,bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş:<br />
`Adam, adam! Hadi aç şu pencereyi. Al beni içeri! Ben sana dost olurum. Hiç canını sıkmam!`.<br />
Adam kararlı, adam ısrarlı: `Yok, yok ben seni içeri alamam`demiş. Biraz daha kabalaşmış ve lafı kısa kesmiş.`İşim gücüm var, git başımdan`.<br />
Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine gelmiş:`Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri. Yoksa sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman . olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hemde sende yalnızsın, yalnızlığını paylaşırım` demiş.<br />
Bazıları gerçekleri duymayı sevmezmiş. Adam bu yalnızlık meselesine içerlemiş. Pek bir sinirlenmiş. `-Ben yalnızlığımdan memnunum` demiş. Kuştan onu yalnız bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kılangıç,son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca başını önüne eğmiş, çekip gitmiş. Aradan zaman geçmiş. Adam önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş:<br />
`-Hay benim akılsız başım.`demiş.`-Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma keyifli bir vakit geçirirdik birlikte.`Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi kendini . rahatlatmayı ihmal etmemiş:`Sıcaklar başlayınca,kırlangıçım nasıl olsa yine gelir.Bende onu içeri alır,mutlu bir hayat sürerim`diye düşünmüş ve . çok uzunca bir süre,sıcakların gekmesini beklemiş.Gözü yollardaymış.Yaz gelmiş,başka kırlangıçlar gelmiş ama…Onunki hiç görünmemiş.Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna.Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş. Olanları anlatmış.Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki;<br />
Kırlangıçların ömrü 6 aydır..</p>
<p>Siz de hikayelerinizi paylaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/hikaye-oku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni Seviyorum diyebilmek&#8230;</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/seni-seviyorum-diyebilmek/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/seni-seviyorum-diyebilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 08:34:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=998</guid>
		<description><![CDATA[15 yil kadar önceydi. Tommy&#8217;yi ilk o gün görmüstüm. &#8216;Inancin Tarihi&#8217; dersimin ögrencilerinden biriydi. Uzun saçli, degisik bir gençti. Sinifta benimle en çok tartisan ögrenci oldu. Tanri&#8217;ya kayitsiz sartsiz inanmayi kabullenmiyordu. Mezun olurken bana, imali imali &#8220;Günün birinde Tanri&#8217;yi bulacagima inaniyor musun, hocam?&#8221; dedi&#8230; &#8220;Hayir&#8221; dedim, yumusakça. &#8220;Yaa&#8230;&#8221; dedi. &#8220;Oysa senin bu derste Tanri&#8217;yi pazarladigini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small"><span style="color: #ff0000">15 yil kadar önceydi. Tommy&#8217;yi  ilk o gün görmüstüm. &#8216;Inancin Tarihi&#8217; dersimin ögrencilerinden biriydi.  Uzun saçli, degisik bir gençti. Sinifta benimle en çok tartisan ögrenci  oldu. Tanri&#8217;ya kayitsiz sartsiz inanmayi kabullenmiyordu. Mezun olurken  bana, imali imali &#8220;Günün birinde Tanri&#8217;yi bulacagima inaniyor musun,  hocam?&#8221; dedi&#8230;<br />
&#8220;Hayir&#8221; dedim, yumusakça.<br />
&#8220;Yaa&#8230;&#8221; dedi. &#8220;Oysa senin bu derste Tanri&#8217;yi pazarladigini saniyordum hocam&#8230;&#8221;<br />
Kapidan çikip gitmek üzereyken arkasindan bagirdim:<br />
&#8220;Tanri&#8217;yi bulabilecegini düsünmüyorum. Ama o seni mutlak bulacak, bir gün, eminim.&#8221;<br />
<span id="more-998"></span><br />
Tommy omzunu silkip yürüdü. Mezuniyetten sonra izini kaymetmistim ki,  aci haberi kendisi getirdi bana. Ölümcül kansere yakalanmisti. Odama  girdiginde zayiflamis, çökmüstü. Kemoterapi, o uzun saçlarini dökmüstü.  Ama gözleri hâlâ piril pirildi.<br />
&#8220;Birkaç haftalik ömrüm kalmis hocam&#8221; dedi.<br />
&#8220;Sana bir sey sorabilir miyim?&#8221; dedim.<br />
&#8220;Tabii,&#8221; dedi&#8230; &#8220;Ne ögrenmek istiyorsun?&#8221;<br />
&#8220;Sadece 24 yasinda olmak ve ölmekte oldugunu bilmek nasil bir sey?&#8221;<br />
&#8220;Daha kötüsü olabilirdi. 50 yasinda olmak, kafayi çekmek, kadinlari  becermek ve müthis paralar kazanmayi, yasamak sanmak gibi&#8230;&#8221;</p>
<p>Sonra niye geldigini anlatti: &#8220;Okulun son günü sana Tanri&#8217;yi bulup  bulamayacagimi sormus, &#8216;Hayir&#8217; yaniti alinca sasirmistim. Sonra &#8216;Ama o  seni bulur&#8217; dedin&#8230; Iste bunu çok düsündüm. Doktorlar cigerimden parça  alip kötü huylu oldugunu söyleyince, Tanri&#8217;yi aramayi ciddiye aldim  birden. Habis ur diger hayati organlarima yayilmaya baslayinca sabahlara  kadar dualar etmeye basladim. Hiçbir sey olmadi&#8230; Bir sabah  uyandigimda, ilahi bir mesaj alma yolundaki umutsuz çabalarimdan  vazgeçiverdim, aniden. Ömrümün geri kalan vaktini, Tanri, ölümden sonra  hayat falan gibi seylerle geçirmeyecektim. Daha önemli seyler yapma  karari aldim. O zaman gene seni düsündüm.. &#8216;En büyük mutsuzluk sevgisiz  bir hayat sürmektir. Bundan daha kötüsü de bu dünyadan, sevdiklerine  &#8216;Seni seviyorum&#8217; diyemeden gitmektir&#8217; demistin. Son günlerimi bu eksigi  gidermekle harcayacaktim iste&#8230; En zorundan basladim. Babamdan&#8230;&#8221;</p>
<p>Oglu yanina geldiginde babasi gazete okuyormus.<br />
&#8220;Baba seninle konusmam lazim&#8221; demis, Tommy.<br />
&#8220;Peki konus oglum.&#8221;<br />
&#8220;Yani çok önemli bir sey&#8230;&#8221;<br />
Babasi gazeteyi 10 santim indirmis o zaman asagi: &#8220;Neymis o bakalim?&#8221;<br />
&#8220;Baba, seni seviyorum. Bunu bilmeni istedim&#8230;&#8221;</p>
<p>Tommy gülümsedi, arkasini anlatirken.. Babasinin elinden yere düsmüs  gazete. Hayatinda hiç yapmadigi iki seyi yapmis: Tommy&#8217;ye sarilmis ve  aglamis.</p>
<p>Sabaha kadar konusmuslar. Babasi ertesi sabah ise gitmek zorunda oldugu halde.</p>
<p>&#8220;Annem ve kardesimle daha kolay oldu&#8221; diye devam etti Tommy. &#8220;Onlar da  bana sarilip agladilar. Yillardir bana söylemedikleri, söyleyemedikleri  seyleri anlattilar&#8230; Bütün bunlari yapmak için bu kadar geç kalmis  olmama üzüldüm sadece. Ölümün gölgesi üzerime düsünce kalbimi açiyordum,  bana aslinda çok daha yakin olmasi gereken insanlara.&#8221;<br />
&#8220;Tommy&#8221; dedim, &#8220;Sandigindan çok önemli seyler söylüyorsun, tüm  insanliga&#8230; Sen Tanri&#8217;yi bulmanin en emin yolunu anlatiyorsun. Onu  sadece kendine ayirmak, sadece ihtiyaç duyunca aramak ise yaramaz. Ama  hayatini sevgiye açarsan o gelir seni bulur&#8230; Bunu anlatiyorsun  farkinda misin?&#8221; Devam ettim: &#8220;Tommy bana bir iyilik yapar misin?  Bunlari gelip sinifimda da anlatabilir misin?&#8221;</p>
<p>Bir gün tespit ettik. Ama Tommy gelemedi o gün. Ölümle hayati sona  ermemisti tabii. Sekil degistirmisti. Büyük bir adim atmisti sadece&#8230;  Inanmaktan, görmeye geçmisti.</p>
<p>Ölümünden önce son bir defa konusmustuk. &#8220;Söz verdigim derse gelemeyecegim. Çok halsiz ve bitkinim hocam,&#8221; demisti.<br />
&#8220;Anliyorum Tommy!&#8221;<br />
&#8220;Benim yerime onlara sen anlatir misin hocam? Sen anlatir misin? Herkese, bütün dünyaya benim için anlatir misin?&#8221;<br />
&#8220;Anlatirim Tommy&#8221; dedim&#8230; &#8220;Anlatirim, merak etme..!&#8221;</p>
<p>Insanlara &#8220;Seni seviyorum&#8221; demek için, ölümü beklemenize gerek yok.  Simdi, hemen simdi baslayabilirsiniz. Baslayin ki, hayatiniz  güzellessin, zenginlessin. Hem&#8230; Simdi baslamazsaniz, belki de söyleme  sansiniz hiç olmayabilir&#8230;</span></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/seni-seviyorum-diyebilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgiliye Son Mektup</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/sevgiliye-son-mektup/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/sevgiliye-son-mektup/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 08:32:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=995</guid>
		<description><![CDATA[Sevmiştim Hem&#8217;de çok sevmiştim seni Atan kalpimin seslerinde Çektiğim nefesimin sıcaklığında Sana baktığım gözlerimin ışıltısında, sevmiştim Canım,birtanem vazgeçilmezimsin demiştim Küstüğümüzde Hiç olmadık nedenlerden,birbirimize kırıldığımızda Gözlerimden akan, sana olan sonsuz sevgimle Çektiğim nefes&#8217;te Duyduğum sesler&#8217;de Yine&#8217;de sen benim tek sevdigimsin demiştim.. Bu kadar büyük sevgimi olur Dağlar bile dayanamazdı,ağladı Öten bülbüller,her sabah senin adını şakır&#8217;dı Sen&#8217;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><strong><span style="color: seagreen">Sevmiştim<br />
Hem&#8217;de çok sevmiştim seni<br />
Atan kalpimin seslerinde<br />
Çektiğim nefesimin sıcaklığında<br />
Sana baktığım gözlerimin ışıltısında, sevmiştim<br />
Canım,birtanem vazgeçilmezimsin demiştim<br />
Küstüğümüzde<br />
Hiç olmadık nedenlerden,birbirimize kırıldığımızda<br />
Gözlerimden akan, sana olan sonsuz sevgimle<br />
Çektiğim nefes&#8217;te<br />
Duyduğum sesler&#8217;de<br />
Yine&#8217;de sen benim tek sevdigimsin demiştim..</span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong>Bu kadar büyük sevgimi olur<br />
Dağlar bile dayanamazdı,ağladı<br />
Öten bülbüller,her sabah senin adını şakır&#8217;dı<br />
Sen&#8217;de dem tutmuş sevgime<br />
Ne oldu neler oldu&#8217;da<br />
Sevgim sen&#8217;de kırıldı,tüm hayatım mahvoldu<br />
Acılarmı artık benim hayatımı sardı<br />
Bir türlü kendimi sen&#8217;de tamir edemiyorum<br />
Düşündükçe gönlümde kahrolup,gidiyorum<br />
Acıları ise<br />
Sana olan sevgimde tanıdıkça<br />
Nefretle,nifakla buluşturdun,tanıştırdın beni..<br />
<span id="more-995"></span><br />
Güzelsin,sen tek&#8217;sin dediysem<br />
Şımarman,kendini bir şey sanman&#8217;mı gerekiyordu<br />
Uydun yaptın beni<br />
Utanmadan yıllarca kendine<br />
Döndükçe etrafında<br />
Zevk aldın,dağıttın kendini, şuursuz hareketlerinde<br />
Ve sonunda öfke kusturdun, bana<br />
Şaşkın şaşkın sana bakan gözlerimde..</p>
<p>Sen&#8230;.bana göre değilsin<br />
Açmamış güllerde koksan&#8217;da<br />
Bir çiğ olup yüreğime damlasan&#8217;da<br />
Sen&#8230;.bana göre değilsin<br />
Gönlümde yıllarca sakladığım resmini<br />
Defalarca his ve duygularımda sevdim,okşadım<br />
İstemiyerek seni yırttım,parçaladım,kırıştırdım attım<br />
Yine&#8217;de dayanamadım<br />
Çünkü seni çok ama çok seviyordum<br />
Sevgimde bir hamur gibi seni yogurdum<br />
Sonra tekrar birer birer kendime ekledim<br />
Ve seni gönlüme yapıştırıp<br />
Gerçek fotoğrafını çektim<br />
Ama ne yazık&#8217;ki<br />
Senin&#8230;. bana yalan olan sevgini gördüm<br />
İş&#8217;te o an<br />
Düşüncelerimi avuçlarıma aldım<br />
Ağladım,tüm bedenimden<br />
Bir kor ateş gibi yaktı,kavurdu gönlümü, yalan olan sevgim..</p>
<p>Sen bana göre değilsin<br />
Bundan kesin olarak eminim artık<br />
Keşke sana inanabilseydim,güvenebilseydim<br />
Sevginin ne olduğunu sana öğretebilseydim<br />
Bu kelimeleri sana asla yazmamış olsaydım<br />
Hep güzelim,birtanem diyebilseydim<br />
Ne olurdu ne olurdu<br />
Artık sen benim bir tanemsin diyemediğim..</p>
<p>Kendini zorlamana<br />
Ben&#8217;den saklamana gerek yok artık<br />
Küçüldükçe küçüldü sevgin önümde<br />
Kum taneleri gibi yok olup gidiyorsun gönlümden<br />
Sen&#8230;.yalanları,dolanları seviyorsun<br />
Onlarla mutlu olup,kendini buluyorsun<br />
Söyle ne olur söyle, çekinme<br />
Sen&#8230;.beni nasıl sevebilirsinki<br />
Yalanlar,dolanlar dolaştıkça gönlünde..</p>
<p>Kelimelere sözlere hiç gerek yok artık<br />
Sen&#8230;..bana göre değilsin<br />
Bana yalan sevginin ne olduğunu öğrettin<br />
İnan&#8230;..kendim&#8217;den değil<br />
Sen&#8217;den&#8230;.senin yalan sevginden utandım<br />
Ve sana ait olan sevgi pedalını çevirirken<br />
Dişlileri arasında<br />
Senin ezilerek yok oluşunu,üzülerek seyrediyorum..</p>
<p></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong>Gözlerim senin gerçek kimliğinle tanıştı<br />
Duygularım parçalandı<br />
Hislerim ise senin görüntünden yara aldı<br />
Biliyormusun..?<br />
Sen&#8230;bana sevgi yerine, artık nefreti öğretiyorsun<br />
Sen,sen&#8230;.sen bana göre değilsin<br />
Yıldız&#8217;sız yökyüzünün, karanlıklarda kalması gibi<br />
Güneş&#8217;siz toprakların,ağlaması gibi<br />
Bir yudum su&#8217;ya muhtaç<br />
Çöl görüntüsüne bürünmüş<br />
Sen&#8217;de saramış ben&#8217;liğinle<br />
Hislerin virğül<br />
Duyguların nokta<br />
Arzuların ise<br />
Bir yelkovana binmiş akrep gibi<br />
Daralan çemberinde,seni sıktıkça<br />
Bu defa<br />
Sen&#8230;&#8230;&#8230; kendini zehirleyip<br />
Yalanlar,dolanlar adına bu dünyadan gideceksin..</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/sevgiliye-son-mektup/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>karşılık görmediği halde uğruna öldüğü acıklı aşk..</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/karsilik-gormedigi-halde-ugruna-oldugu-acikli-ask/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/karsilik-gormedigi-halde-ugruna-oldugu-acikli-ask/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 08:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=991</guid>
		<description><![CDATA[Okulların tatile girmesine on gün kalmıştı. Her yerde, dönem sonu sınavlarının bunaltan havası vardı. Çok yakında gelecek olan yaz sıcakları, iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı kendini. Delikanlı, iki yıldır geçemediği dersi okutan hocanın odasından ümitsiz bir yüz ifadesiyle çıktı. Uzun bir maratonda ayağına takılan çalı gibi gördüğü dersi, anlaşılan yine geçemeyecekti. Kapıyı farkında olmadan şiddetle kapatması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><span style="font-size: small"><img src="http://www.harbiforum.org/images/smilies/h060.gif" border="0" alt="" /><img src="http://www.harbiforum.org/images/smilies/h060.gif" border="0" alt="" /><img src="http://www.harbiforum.org/images/smilies/h060.gif" border="0" alt="" /></span></p>
<p><span style="font-size: small">Okulların  tatile girmesine on gün kalmıştı. Her yerde, dönem sonu sınavlarının  bunaltan havası vardı. Çok yakında gelecek olan yaz sıcakları, iyiden  iyiye hissettirmeye başlamıştı kendini.</p>
<p>Delikanlı, iki yıldır geçemediği dersi okutan hocanın odasından ümitsiz  bir yüz ifadesiyle çıktı. Uzun bir maratonda ayağına takılan çalı gibi  gördüğü dersi, anlaşılan yine geçemeyecekti. Kapıyı farkında olmadan  şiddetle kapatması dışarda, içeri girmek için bekleyen kızın irkilmesine  sebep olmuş, biraz da korkutmuştu. Delikanlı, dalgınlıktan kızı  farketmemişti. Kız elindeki kitapların da etkisiyle boynunu sağa doğru  bükerek, parlayan gözleri ve ürkek sesiyle “İçerisi müsait mi?” diye  sordu. Delikanlı hiç konuşmadan evet dercesine başını öne doğru  sallayıp, bütün zarifliğini topladığı küçücük eliyle kapıyı tıklayıp  içeri giren kıza, hayran olmuş gözlerle bir müddet baktı. Uzun sarı  saçlara, parlayan gözlere, baş döndüren bir güzelliğe sahipti. Delikanlı  kalacağı dersten geçmenin, bir de kızla tanışmanın yollarını düşünerek  yürüdüğü koridorun sonundan dönüp gözden kayboldu.<br />
<span id="more-991"></span><br />
Küçük bir araştırma sonucunda kızın ismini ve sınıfını öğrenen  delikanlı, tesadüf süsü verdiği karşılaşmalarla kızın dikkatini çekmeyi  başarmıştı. Günler ilerledikçe doyumsuzlaşan kızı görme arzusu  delikanlıyı, kızın peşinde, fiziki yönden uyuşmayan gölgesi haline  getirmişti. Kız sürekli peşinde gezen delikanlıyı önceleri dikkate  almamış fakat bir müddet sonra rahatsızlık duymaya başlamıştı. Bu  rahatsızlık kısa sürede yerini korkuya bırakmış, çirkin sayılabilecek  bir yüzün takibinde olmak ürperti verir olmuştu.</p>
<p>Okulun son günü gelip çatmıştı. Kumbaraya atılan bozuk para misali  biriktirdiği cesaretini yanına alan delikanlı, okulun kapısında  beklemeye koyulmuştu. Kararlıydı. Bu onun son şansı olabilirdi. Ondan  etkilendiğini gece gündüz onu düşüdüğünü söylemeliydi. Kız çıkınca,  heyecanına, terlemesine, sıkılmasına hatta nefesinin kesilmesine  aldırmadan, içinden geçenleri bir çırpıda söyleyiverdi. Kız, karşısında  heyecanla bir cevap bekleyen delikanlının söylediklerini umursamadan:  “Seni peşimde görmek istemiyorum. Bir daha ki sefere bu kadar hoşgörülü  olmam. Duyguların umurumda bile değil. Bir daha beni rahatsız etme!”  dedikten sonra oradan hızlı adımlarla uzaklaşıp gitti. Delikanlı koşar  adımlarla giden kızın arkasından boş gözlerle bakarken, hafif bir  rüzgarda bütün yaprakları dökülmüş gelincik çiçeği gibi yanlız ve  anlamsız olduğunu hissediyordu&#8230;</p>
<p>Günlerce kendisini eve kapattı. Ölmeyecek kadar yiyor, çok az uyuyor,  sadece onu düşünüyordu. Okullar da tatil olmuştu. O günden sonra kızı  hiç görmemişti. Bir akşam ansızın, memleketine dönmeye karar verdi.  Unutmaya çalışacaktı. Kararlıydı. Belki de en hayırlısı bu olacak  diyordu. Sabahın ilk ışıklarıyla şehri ve sevdiği kızı terketti.</p>
<p>Günler hızla geçiyordu. Delikanlı memleketine geleli tam onbeş gün  olmuştu. Yangın bir türlü sönmüyordu. İçinde sebepsiz bir ümit vardı.  Sanki bir gün, kendisini kabul edecekti. Pes etmemeliydi. Ona sevgisinde  samimi olduğunu ıspatlamak için tekrar kızın yanına dönmeye karar  verdi. Onu görme isteğinin de etkisiyle hazırlıkları hızla tamamlayıp,  fethe giden asker edasıyla yola düştü. Sevdiği kızın gönlünü fethe  çıkmıştı.</p>
<p>Heyecan ve sabırsızlıkla geçen yolculuktan sonra, şehre varır varmaz  yorgunluğuna aldırmadan soluğu kızın evinin önünde aldı. Şehirdeki  hareketlilik, tatilin ve sıcakların etkisiyle yerini boş sokaklara  bırakmıştı. Kızın evinin karşısındaki parka oturup akşama kadar bekledi.  Fakat evde hiç hareketlilik yoktu. Tam ümidini kesmiş evine dönmek  üzereyken, parka bakan odanın ışığının yandığını gördü. Işığın  yanmasıyla, içinde yanan ateş de alevlenmişti. Heyecanından yerinde  duramıyordu. Kız, perdeleri aralamış dışarıya bakıyordu. Gözlerinde  hafif bir ışıltıyla gülümseyen delikanlı, kızın kendisini farketmesi  için oturduğu yerde kıpırdanmaya başladı. Kız etrafa bakınırken  delikanlıyı farketmiş, ansızın yüzünde beliren şaşkınlıkla uzun uzun  süzmüştü. Daha sonra pencereyi kapatıp perdeleri çekti.</p>
<p>Delikanlı, okullar açılana kadar neredeyse bütün gününü parkta sevdiği  kızı görme umuduyla geçirdi. Sabahlara kadar oturduğu günlerin, üzerine  doğan güneşin sayısını bile unutmuştu. Kız dışarı çıktığı zaman, peşinde  gölge olmuş, bulduğu her fırsatta kıza aşkını ilan etmiş, samimiyetine  inanmasını istemiş, ancak, kız hiç oralı olmamıştı. Yaz boyunca oturduğu  parkta sarhoşlara yarenlik etmiş, onu kaldırmaya gelen polislere,  bekçilere zararsız olduğunu anlatmaya çalışmıştı. Her reddedilişinde  aşkından vaz geçmek istemiş ancak bunu yapamamıştı.</p>
<p>Sonunda, okullar açılmıştı. Delikanlı, sevdiği kızı daha çok  görebilecekti. Okula, sırf kızı görebilmek için gidiyor, hiç ders  çalışmıyordu. Okulu, adeta buluşma yeri gibi kullanıyordu. Telefonda  görüştüğü ailesine, çok çalıştığını, bu yıl okulu bitireceğini  söylüyordu. Annesinin, bu azim karşısında döktüğü sevinç göz yaşları onu  kahrediyordu&#8230;</p>
<p>Artık, kız onu görünce yolunu değiştirmeye başlamıştı. Bazen mecburen  onu dinlemek zorunda kalıyor ama hiç konuşmuyordu. Delikanlı,  kendisinden kaçan kıza mektuplar yazıyor, bulduğu her fırsatta  mektupları kıza veriyordu. Fakat kız bu mektupların hiçbirisini kabul  etmiyor, bazısını da delikanlının gözü önünde yırtıp atıyordu. Günler  hızla geçiyor hiçkimse delikanlının çaresizliğini anlamıyordu&#8230;</p>
<p>Sonbahar bütün hüznü ve acısıyla geçmiş, ve nihayet sıcak günlerin  ardından kış bastırmıştı. Delikanlı, bayağı zayıflamış, çektiği acı ve  yaşadığı karşılıksız aşk onu halsiz düşürmüştü. Artık eskisi gibi parkta  oturamıyor, ders çıkışlarında saatlerce bekleyemiyordu. Sanki yaşlanmış  gibi hissediyordu kendini. Havanın iyi olduğu zamanlarda yine parka  gidiyor, yine halsiz bedeninin üzerine güneşler doğuyordu.</p>
<p>Son zamanlarda çok hastaydı. Sürekli öksürüyordu. Uzun süredir hem  hastalığı hem de şiddetli kış, sevdiğini görmesine izin vermemişti. Çok  özlemişti. İçinde müthiş bir istek vardı. Tek düşündüğü onu görmekti.  Üzerindeki battaniyeyi bir kenara atıp, güçlükle ayağa kalktı. Havanın  soğukluğuna ve yağan kara aldırmadan parka gitmeye karar verdi. Üzerini  kar kaplamış bankı, eliyle temizledikten sonra oturup kızın pencereye  çıkmasını beklemeye koyuldu. Çok titriyordu. Ellerini ağzına götürüp  üfleyerek ısınmaya çalışıyordu. Çok geçmeden perdeleri aralayan kız  karşısında soğuk havaya ve yağan kara aldırmadan, bankta oturan  delikanlıyı görünce: “ Bela oldu bu çocuk başıma” diye mırıldandı. Gece  geç saatlere kadar birisi pencerenin önünde, neler olacağını merak  ederek, diğeri ise buz gibi bankın üzerinde yüreğindeki ümitle oturdu.  Kız, gitmesi için ışıkları söndürüyor, perdeleri hiç açmıyordu. Fakat  arada bir perdenin ucunu kaldırıp baktığında hâlâ oturduğunu görüyordu.  Ona, hem kızıyor hem acıyordu. Delikanlının kalkıp gitmeyeceğini anlayan  kız: “Ne halin varsa gör” diyerek uyumak için yatağına girdi. Delikanlı  ise tir tir titriyor, boğazı yırtılacak gibi öksürüyor, ama nedense  kalkıp gitmek içinden gelmiyordu. Sanki şimdiye kadar kendisini kabul  etmeyen kız, bu gece kabul edecekmiş gibi geliyordu.</p>
<p>Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Kız dışarda kendisi için bekleyen  delikanlıya aldırış etmeden uyumaya başlamıştı. Derken, yüzünde boncuk  boncuk terlerle sıçrayıp yatağından doğruldu. Rüyasında delikanlıyı  görmüştü. Yine aynı parkta oturuyor, kızın yüzüne dahi bakmıyordu. Belli  ki küsmüştü. Sonra kıza dönüp: “Hâlâ inanmıyorsun değil mi? diye sordu.  O halde sevgimi, işte bu gece, işte bu sabah, işte bu rüzgaz, işte bu  yağan kar, işte bu üzerime doğan güneş anlatsın” deyip ortadan kayboldu.  Delikanlı, işaret parmağını havaya kaldırıp, işte bu gece dediğinde  gece oluyor, işte bu sabah dediğinde güneş doğuyor, rüzgar dediğinde  şiddetli rüzgarlar esiyor, kar dediğinde kar yağıyordu. Kız, bunları  bizzat yaşıyor, bütün bu tabiat olaylarından yoğun bir şekilde  etkileniyordu. Rüzgar estiğinde, kar yağdığında sanki donuyor, güneş  çıktığında sanki yanıyordu.</p>
<p>Kız, pencerenin önüne gidip perdeyi araladı. Dışarıda çok şiddetli kar  yağıyordu. Pek uzağı göremedi, ama parkta birisinin oturduğu belli  oluyordu. Sabah olmasına az kalmıştı. Kız, tekrar yatağına uzandı.  Gözlerini tavana dikip, gördüğü rüyanın etkisiyle içinden: “Sabah  olduğunda yanına gidip özür dileyeceğim. Beni affetmesini isteyeceğim”  diye geçirdi. Rüya gözünün önünden gitmiyordu. Sabahı sabırsızlıkla  bekleyip, güneşin ilk ışıklarıyla kendisini dışarı attı.  Konuşacaklarının provasını yaparak parka doğru ilerledi. Parka  yaklaştığında delikanlının oturduğu bankın etrafında dört beş kişinin  olduğunu gördü. Bunların birisi polisdi. Kız, bu manzara ile birkaç kez  daha karşılaşmıştı. Mahallenin namus bekçileri, delikanlıyı defalarca  polise şikayet etmişti. Herhalde yine öyle bir durum yaşanıyordu. Banka  iyice yaklaşmıştı ki birden, parkın girişinde bir adamın: “Ambulans  geldiiiii” diye bağırdığını duydu. Hemen banka koştu. Bankın yanına  geldiğinde üzerini kar kaplamış,içinde hâlâ bir umut olduğu belli olan,  delikanlının soğuktan donmuş, cansız ve cılız bedeniyle karşılaştı.</p>
<p>Mavi ışıklı ambulansın acı sirenleri bu kez de, delikanlının donmuş bedenini morga götürmek için çalıyordu&#8230; </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/karsilik-gormedigi-halde-ugruna-oldugu-acikli-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜL KIZ</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/gul-kiz/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/gul-kiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 08:26:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=988</guid>
		<description><![CDATA[Genç adam, işe giderken hergün yolunun üzerindeki güllerle dolu bahçeye bakmadan geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller içini neşeyle, sevinçle dolduruyordu. Günler geçtikçe güllere bakan gözleri, bahçedeki eve takılmaya başladı . Çünkü, son günlerde o evde, tül perdenin gerisinde bir genç kızın silüetini görüyordu. Her geçişinde güllere ve pencerede belli-belirsiz görünüp kaybolan genç kıza bakmadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><span><span style="font-size: small"><span style="color: darkred">Genç adam, işe giderken hergün yolunun<br />
üzerindeki güllerle dolu bahçeye bakmadan<br />
geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller içini<br />
neşeyle, sevinçle dolduruyordu. Günler geçtikçe<br />
güllere bakan gözleri, bahçedeki eve takılmaya<br />
başladı . Çünkü, son günlerde o evde, tül perdenin<br />
gerisinde bir genç kızın silüetini görüyordu. Her<br />
geçişinde güllere ve pencerede belli-belirsiz görünüp<br />
kaybolan genç kıza bakmadan edemiyordu.<br />
* * * *<span id="more-988"></span><br />
Bir sabah her zamankinden daha erken yola çıktı.<br />
Bahçenin önüne geldiğinde yüreğinin titrediğini,<br />
içinin ürperdiğini hissetti; her gün tül perdenin<br />
arkasında gördüğü kız, bahçede gülleri suluyordu.<br />
Güzel kız, genç adamı görünce yüzü kızararak içeri<br />
kaçtı. Genç kızın hayali gözlerinden kaybolmasın<br />
diye gayret eder gibi gözlerini sabit bir halde bir<br />
güle dikerek öylece kalakaldı. Gördüğü güzelliğin<br />
etkisinde kalmış, sevdalandığını düşünüyordu.<br />
Genç adam, artık hergün bir öncesine göre<br />
biraz daha erken geçiyordu, kızı tekrar görürüm<br />
umuduyla. Fakat tüllerin gerisinde görünüp kaçan<br />
bir silüetten başka şey göremiyor, kahroluyordu.<br />
Genç kız da her sabah heyacanla tüller arkasına<br />
geçiyor, genç adamın gelmesini bekliyordu.<br />
* * * *<br />
Bir gün, genç adam bahçenin önünden geçmedi.<br />
Genç kız gün boyunca boşuna bekledi. Ertesi gün,<br />
daha ertesi gün yine boşuna bekledi, genç adam<br />
gelmedi. Genç kızın yüreğine hüzün doluyordu.<br />
* * * *<br />
Başka bir gün, yine umutsuz gözlerle yola<br />
bakarken, bir grup insanın omuzlarında tabutla<br />
geçtiklerini gördü genç kız. Aklından geçen<br />
korkunç düşünceden tüm vücudunun titrediğini<br />
hissetti, yüreği sıkıştı; yoksa genç adam ölmüş<br />
müydü !.. Genç kız yine hergün tüllerin arkasına<br />
geçiyor, boş gözlerle dışarı bakıyordu. Yüzü de,<br />
artık bakmadığı, sulamadığı gülleri gibi soluyordu.<br />
* * * *<br />
Genç adam bir gün yine geçti bahçenin önünden.<br />
Bir aydır yattığı hastaneden sonunda çıkmış,<br />
ilk iş olarakta güllü bahçenin önüne gelmişti.<br />
Ama ümit içinde geldiği bahçenin önünde, gülen<br />
yüzü asıldı; bahçedeki güller solmuş, pencere kara<br />
perdelerle sımsıkı kapatılmıştı. Genç adam yolda<br />
oynayan çocuklara sordu; &#8220;Bu evde kimse<br />
yaşamıyor mu?&#8221; Bir çocuk; &#8220;İhtiyar bir kadın<br />
yaşıyor.&#8221; dedi. Genç adam cevabını duymaktan<br />
korkarcasına, başka bir soru sordu ;<br />
&#8221; Burda yaşayan genç kız ne oldu ?&#8221;<br />
Çocuklardan biri atıldı; &#8220;O öldü.&#8221;dedi, genç adamın<br />
yana düşen kollarını, yaşaran gözlerini görmeden<br />
başka bir çocuk atıldı; &#8220;Verem olmuş, dün öldü.&#8221;<br />
* * * *<br />
Yıllar sonraydı, küçük bir çocuk heyacanla<br />
annesiyle babasının yanına koştu,<br />
güller arasında, sallanan sandalyede<br />
oturan ihtiyar adamı göstererek bağırdı;<br />
&#8220;Dedem gülüyor, dedem gülüyor baba !..&#8221;<br />
Koşarak ihtiyarın yanına gittiler, gülerken hiç<br />
görmedikleri yüzüne baktılar. Elinde bir gül olan<br />
ihtiyar adamın yüzüne, gerçekten bir gülümseme<br />
yayılmıştı; biten bir hasrete seviniyormuş gibi,<br />
yıllardır görmediği birine kavuşuyormuş gibi mutlu<br />
bir gülümseyişti bu. Fakat gözleri kapalıydı&#8230;<br />
Ahmet Ünal Çam</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/gul-kiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hercai ve Kardelen Çiçeği</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/hercai-ve-kardelen-cicegi/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/hercai-ve-kardelen-cicegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 08:24:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=984</guid>
		<description><![CDATA[Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar. Her bahar diğer çiçekler gibi onlarda açıp güneşe merhaba derler. Fakat bir bahar başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; &#8220;Biz diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım, kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı günlerde açalım ki, bütün doğa bize ait olsun&#8221; der ve ikisi de o bahar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><strong><em><span><span style="font-size: medium"><span style="color: #800080">Çok  uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar. Her bahar  diğer çiçekler gibi onlarda açıp güneşe merhaba derler. Fakat bir bahar  başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; &#8220;Biz diğer çiçekler gibi bu  bahar açmayalım, kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı  günlerde açalım ki, bütün doğa bize ait olsun&#8221; der ve ikisi de o bahar  açmamaya karar verirler. </span></span></span></em></strong><br />
<em><strong><span><span style="font-size: medium"><span style="color: #800080">Biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken </span></span></span></strong></em><br />
<em><strong><span><span style="font-size: medium"><span style="color: #800080">Diğeri o yaz açar. </span></span></span></strong></em><br />
<em><strong><span><span style="font-size: medium"><span style="color: #800080">O gün bugündür, karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe &#8220;Kardelen&#8221; </span></span></span></strong></em><br />
<em><strong><span><span style="font-size: medium"><span style="color: #800080">Sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe de &#8220;Hercai&#8221; denilir. </span></span></span></strong></em><br />
<em><strong><span style="font-size: large"><span><span style="color: #800080"><span style="font-size: medium">İşte bu yüzden hayırsız sevgiliye &#8220;Hercai&#8221; diye hitap edilir&#8230;</span> </span></span></span></strong></em></p>
<p style="text-align: center"><a rel="nofollow" href="http://www.missouriplants.com/Others/Viola_tricolor_flower.jpg" target="_blank"><strong><em><span><span style="font-size: large"><span style="color: #800080"><img class="aligncenter" src="http://www.missouriplants.com/Others/Viola_tricolor_flower.jpg" border="0" alt="" /></span></span></span></em></strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/hercai-ve-kardelen-cicegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peri kızı</title>
		<link>http://www.asksozleri.org/peri-kizi/</link>
		<comments>http://www.asksozleri.org/peri-kizi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 09:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk ve İlişki Rehberiniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asksozleri.org/?p=977</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün bir çocuk arkadaşlarıyla oynarken bir mezarın yanında camdan küçük bir peri kızı bulur. Bu peri kızı o kadar güzeldir ki bakmaya doyamaz, bir türlü elinden bırakamaz ama herkesten de saklar onu. Çocuk peri kızını sürekli cebinde taşır, nereye gitse cebinde onu da götürür. Akşamları herkes yattıktan sonra çocuk peri kızını çıkarır ve saatlerce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Bir gün bir çocuk  arkadaşlarıyla oynarken bir mezarın yanında camdan küçük bir peri kızı  bulur. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Bu peri kızı o kadar güzeldir ki bakmaya doyamaz, bir türlü  elinden bırakamaz ama herkesten de saklar onu. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Çocuk peri kızını sürekli  cebinde taşır, nereye gitse cebinde onu da götürür. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Akşamları herkes  yattıktan sonra çocuk peri kızını çıkarır ve saatlerce seyreder onu,  onunla konuşur.</span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange"> Peri kızı karanlıkta bile ışıl ışıl görünmektedir. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Çocuk  adeta aşıktır peri kızına. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Bir gün çocuk arkadaşlarıyla oynarken düşer. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Ayağa kalktığında cebine bir bakar ve anlar ki peri kızı tuzla buz  olmuş. </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">Neye uğradığını şaşırır çocuk ve birden anımsar, </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">peri kızı  camdandır ve bu yüzden ona daha fazla özen göstermesi gerekmektedir, </span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: x-large"><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="color: orange">ama  artık çok geçtir çünkü kırılınca bir daha geri gelmeyecektir.</span></span></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asksozleri.org/peri-kizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

